ARABULUCU.COM

İnsanlara çözüm üretirken kullanabilecekleri güçlü araçlar sağlar...

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Haberler / Etkinlikler Muğla Barosunun Arabuluculuk Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşü

Muğla Barosunun Arabuluculuk Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşü

E-posta Yazdır PDF
Ankara’da 11 Mart 2011 de düzenlenen Arabuluculuk Seminerine ve ardında TBB bünyesinde yapılan Barolar toplantısına katılan temsilcimiz sayın Av. Akın Vahit Karacan tarafından verilen bilgi ve sunulan rapor Baro Yönetim Kurulumuzca incelenmiş, kardeş Barolardan gelen açıklamalar değerlendirilmiş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.

Arabuluculuk Kanun Tasarısı mesleğimiz açısından gerçek bir kritik eşiktir. Bu tasarı kanunlaşmamalıdır. Bu tasarı kanunlaştığında Avukatlık mesleği en ağır darbeyi yemiş olacaktır.Şöyle ki :

1-Avukatlarca temsil edilen Savunma Mesleği yerine Adalet Bakanlığının denetiminde “özel yargı” oluşturulmaktadır. Daha da ötesi; yeni bir meslek yaratılarak, “adalet özelleştirilmektedir” Büyük sermaye gruplarının şeffaf yargıdan kaçırılıp kapalı kapılar arkasında “işlerinin görülmesi… Yargılama giderlerinin azalması adı altında devlete ödeme yapmaktan kaçınılması…Ve uyuşmazlıkların çözümünün hızlandırılması adı altında güçlü karşısında, zayıfa “verilenle yetin... Mahkemeye gidersen onu da alıp alamayacağın alırsan da ne zaman alacağın belli değil” denilmesi kabul edilemez.

2-Adalet herkese hakkı olanı vermektir, “iş bitirme değil”. Bu topraklarda adalet binlerce yıldır kamu eliyle icra edilir. Zayıf olanlar lehine pozitif ayırımcılığı esas alan ve devlete görev veren anayasal eşitlik ilkesi terk edilecek…Yerine ”Güçlü zayıf demeden herkes eşit mesafede” arabuluculuk “yargısı” gelecektir. Güçsüz bireyin devletçe himayesi “sosyal hukuk devleti” yok edilmektedir.

3-Hukuk devletinin sonunu getirmek isteyen neo liberal anlayış Hukuk devletinin temel direnme noktası savunmayı ele geçiremeyeceğini anlayınca şimdi onu ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Avukatlık mesleği hukuk yargılamasından kovulmakta, Avukatlık meslek alanı giderilmesi-geri dönülmesi olanaksız biçimde daraltılmaktadır.

4-Ceza Hukuku alanındaki uzlaşma kurumunun bu gün içinde bulunduğu durum yani kadükleşmiş bulunması yargı erki dışında uyuşmazlıkların çözümüne yönelik yaklaşımların Ulusumuz kültüründe yeri olmadığını, yaşama şansı da bulunmadığını göstermektedir. Şimdi Yargı erki dışında uyuşmazlık çözüm yollarına yönelik diretmek,  “milletin karakter özelliklerine karşı” ısrar etmektir.

5-Yargıdaki aksamalara, gecikmelere çözüm “arabuluculuk kurumu” değildir. Sorun Adalet sisteminin güçlendirilmesidir. En az Kolluk kadar, En az Diyanet kadar güçlendirilmesidir. Adliyelerin fiziki koşularının en üst düzeye çıkarılması, araç, personel ve diğer lojistik olanaklarının tedricen arttırılmak suretiyle bu günün 5 katına ulaşması, Savunmanın/Avukatların yetkilerinin, hak ve olanaklarının genişletilerek 65.000 Avukatın yargı sürecinin işleyişine etkin biçimde katılması, hakim-savcı sayısının tedricen arttırılarak Batı Avrupa Ülkelerindeki nüfusa oran suretiyle belirlenen düzeye ulaşması… Yargının özgür-bağımsız bir yapıda örgütlenmesi… Adli Kolluk… TBB ve Barolarımız bunları defalarca anlattı, açıkladı. Bunlar gerçekleştiği takdirde ne yüz binlerce kolluk görevlisine, ne de sabah-akşam kanun değiştirmeye gerek kalmayacaktır.

Arabuluculuk Yasa tasarısının geri çekilmesi “memleket gerçekleri” ve “aklın” gereğidir.

Saygılarımızla.

Muğla Barosu Başkanlığı

 

Anketler

Size göre arabuluculuk gelecek 10 yılda hangi yönde şekil alacak?
 

Kimler Sitede

Şu anda 38 ziyaretçi çevrimiçi

Reklam

Düşünmeye Değer

Büyük zekalar, birlikte düşünür

Malcolm X