ARABULUCU.COM

İnsanlara çözüm üretirken kullanabilecekleri güçlü araçlar sağlar...

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Alternatif Uyuşmazlık Çözümü ve Noterlerin Uyuşmazlık Çözümündeki Yeni İşlevi

E-posta Yazdır PDF

§ 1. Alternatif Uyuşmazlık Çözümünün Tanımı ve Gelişmesi

Yargı sisteminin son yıllarda karşılaştığı sorunlar, Hükümetleri ve bu alandaki uzmanları, yargı sisteminin üzerindeki sorunlar hakkında çalışmaya itmiştir. Yargının karşılaştığı temel sorun, yargılama sürecinin yeteri kadar verimli ve etkili olmamasıdır. Bunun anlamı, özellikle medenî yargılama hukukunda, kişilerin maddî hukuk hükümlerine göre sahip oldukları haklarla ilgili uyuşmazlıkların makul bir süre içinde çözülememesi olmuştur. Bu durum, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan makul sürede yargılanma hakkının (İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6) ihlâli olarak görülmüş ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin kararlarında çeşitli devletlerin tazminata mahkûm edilmesine yol açmıştır[1].

Davaların süresindeki uzunluğa ek olarak, yargılama giderlerindeki artış, dava sürecinin hasımlı yapısı, usul kurallarının sahip olduğu belirsizlik ve karmaşıklık, dava yoluna alternatif olacak çözüm arayışlarını gündeme getirmiştir. Böylece ortaya atılan görüş alternatif uyuşmazlık çözümü (Alternative Dispute Resolution, ADR) olmuştur.

Devamını oku...
 

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yollarına Genel Bakış

E-posta Yazdır PDF

Giriş

Amerikan toplumunda, 1960’lı yılların başlarında, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine (Alternative Dispute Resolution, ADR) karşı büyük bir ilgi ortaya çıkmıştır. Bu ilgi, Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi Başkanı, Ortak Genel Konsey, Barolar ve çeşitli meslek kuruluşları düzeyinde görülmüştür. 1970’li yıllardan itibaren bu büyük ilgi, yerini ADR hakkında ciddî sorulara ve tartışmalara bırakmış; böylece ADR yollarının geleceği ve uygulamadaki etkileri üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Günümüzde mukayeseli hukukta, ADR’nin hukuk sistemlerinde ortaya çıkışı ve gelişimi hakkında ayrıntılı incelemeler bulunmaktadır[1].

Devamını oku...
 

Müzakerede İlk Adımı Atmak

E-posta Yazdır PDF

Biz ilkeli müzakere etmektense, çoğunlukla işe duygularını katarak "tartışmayı - çekişmeyi" seçen bir milletiz. Eğer müzakerenin tarafları profesyoneller değil de, kendi sorununu tartışan bireyler ise, kendini kaygı ve ilgilerinin verdiği duygusal çatışmaları bir kenara koyarak müzakere etmesi neredeyse imkansızdır.

Eğitim aldığım bir İngiliz eğitici bana; "biz konuşmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyiz, enine boyuna tartışırız, susmayız" demişti. İşte bizi onlardan ayıran en önemli fark da bu olmalı. Konuşmak ve bunu devam ettirebilmek...

Devamını oku...
 

Olumsuz İnsanlarla Nasıl Baş Edilir?

E-posta Yazdır PDF

Psikiyatrist Dr. Mark Lauderdale makalesinde bu soruya yanıt veriyor. Makalesinden dikkat çeken bir bölümü sizlere aktaracağım:

Hiç her şeyden şikâyet eden insanlarla çalıştınız mı? Onlara yararlı tavsiyelerde bulunduğunuzda konuyu kapatarak bu tavsiyelerin neden işe yaramayacağına ilişkin düzinelerce sebep bulan ya da direkt olarak “bunu zaten denemiştim” diyerek önerinizi reddeden...

Bu tür olumsuz insanlarla nasıl başarılı olabilirsiniz?

Dokuz yaşındaki kızından yüksek sesle ve acı acı şikayet eden bekar bir anneyle çalıştım. Kızının başa çıkılması zor birisi olduğu doğruydu ancak anne, bu duruma çözüm bulmaktansa, olanların ne kadar kötü şeyler olduklarını “anlatmakla” daha çok ilgileniyordu.

Devamını oku...
 

Bardağın yarısı boş mu dolu mu? İyimserliğinizi test edin

E-posta Yazdır PDF

Bostan Globe' a göre Amerikalıların %80 'i iyimsermiş.
Hem iyimserliğin hem de kötümserliğin, bunu yaşayan insana belli ölçülerde faydaları vardır. Araştırmalar; iyimser kişilerin daha sağlıklı olmanın keyfini çıkarırken diğer taraftan aşırı iyimser olmanın, yeni bir işe başlarken veya bir yatırım yaparken hata yapmaya neden olduğunu göstermiştir.

İyimserliğin etkileri, bir insanın kariyerini de şekillendirebilecek güçtedir.

İyimserliğin önemi kendisini mesleklerde de gösterebiliyor. Pensilvania Üniversitesinde, iyimserlik üzerine yapılan araştırmalarda öncü bir psikolog olan Martin Seligman, araştırmalarının sonucunda; kötümser hukuk fakültesi öğrencilerinin daha başarılı olduğunu, buna karşılık, iyimser satış temsilcilerinin, diğerlerine oranla hatırı sayılır ölçüde daha fazla satış yapabildiklerini ortaya koymuştur.

Devamını oku...
 


Sayfa 33 - 35

Anketler

Size göre arabuluculuk gelecek 10 yılda hangi yönde şekil alacak?
 

Kimler Sitede

Şu anda 139 ziyaretçi çevrimiçi

Reklam

Düşünmeye Değer

Bilgi özgüveni, özgüven ise gücü yaratır.

Konfüçyüs